Kararsızlığımın Zirvesinde Fikir Doğumları

Temmuz 22, 2019


22.07.2019

Blog açtım ama uzun zamandır ilgilenmedim. Tıpkı diğer yapacağım dediğim şeylerden anında vazgeçmem gibi. Ama her vazgeçişten sonra içimde bir bulantı, hep aklımın bir yerinde düşünülmüş bir fikir ama tamamlanmamış. Sadece ruhsal değil aynı zamanda fiziksel. İki yıl içinde altı kere saç rengi değiştirme? Kaş piercingi taktırıp bir ay sonra çıkartma? Tüm sosyal medya hesaplarımdan kurtulmak için hepsini tamamen kapatmak ve sonra geri açmaya çalışmak? Ve her zaman yaptıktan sonra ki o mide bulandırıcı pişmanlık. Şimdi diyebilirsiniz ki, hayatında sorun mu var? Hayır, yok. Klasik şeyler dışında tabii, gelecek kaygısı gibi.
Tamam, yavaşa alıyorum.
Baştan başlayalım.


Bu blogu mart ayında açtım. Yani okul zamanıma denk geliyordu. O zamanlar zaten çok ilgilenemezdim. Yazın ilgilenirim dedim ve bir köşeye attım. Birçok deneme yazıları yazarım, içimi dökerim hatta daha edebi çalışmalara bile girişebilirim dedim. Yaz geldi fakat içim bunaldı, sıcaktan değil gelecek kaygısı ve kararsızlığımdan. Sınavlarım, bayram nedeniyle çok geç bitti, haziranın sonuna doğru. Bugün yirmi iki temmuz ve ancak blogumla ilgileniyorum. Cümle yazmayı unutmadığıma sevinmeli! Bu zamana kadar kendime hem yazımı sıkıntıdan patlamadan geçirmek için hem de hayatımda bana fayda sağlayabilecek, belki de zanaata dönüştürebileceğim bir şeyler aradım. Eğer sayfamda bulunan "Hakkımda" kısmını okuduysanız orada bazen resim yaptığımı ama bunun karalamadan farklı bir şey olmadığından bahsettim. Biraz teknik öğrenerek geliştirmeye karar verdim. Youtube'dan birkaç video izledikten sonra aldım elime kalemi, iki gün o kalem elime zor dayandı. Ya da ben zor dayandım. O iş orada bitti. Aslında şu sözü çok söylerim "Her şey senin beyninde bitiyor", hatta hayat sloganım bile diyebilirim. Devam etmememin nedeni sabırsızlıktan çok ilgimi çekmemesiydi. Tabii ki isterim şöyle güzel resim çizebileyim, içimdekileri resimlere dökeyim, ama iş yapmaya gelince o ruhu hissedemedim. Ayrıca çoğu konuda beceriksiz olmamda büyük payı alıyor.

Daha sonra bir dil daha öğrenmeye karar verdim. Rusça. Neden Rusça? Çünkü Kiril alfabesini merak ediyordum. İnternet üzerinden kendi kendime Rusça'yı öğrenmeye başladım ağustosun sonuna doğru. İşte bunu yaparken öğrenme arzusunu, ruhunu hissettim. Ayrıca kendim için doğru bölümde okuduğumu da kendime kanıtlamış oldum. Seviyorum dil öğrenmeyi.
Hala kendi kendime Rusça öğrenmeye devam ediyorum ama benim aradığım yinede bu değildi. Kendi alanım dışında, yani "dil" dışında başka bir şeyle daha uğraşmalıydım. Bunun asıl altında yatan nedeni ise yine kendi bölümüm, yani İngiliz Dili ve Edebiyatı. Her sene değişen eğitim sistemi tarafından yine vurulduk. Normalde İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olan öğrenci formasyon alıp öğretmen olabiliyordu. Benimde hedefim buydu zaten, istediğimde buydu. Fakat formasyon kalktı. Aslında böyle uygulamalar yeni girecek olan üniversite öğrencilerine, sınavlarından önce bildirip onlara uygulanmalıydı. Biz bu şekilde biliyoruz, nasıl elimizden alınır bu hakkımız? Neyse burada isyan etmeyeceğim. Her sene değişen sistem, seneye de değişebilir ve tekrar formasyon verilebilir. Fakat neye güveneceğiz ki? İşte başka bir şeyle uğraşmak istememin asıl altında yatan neden bu. Çift dal, yan dal yapılır ama bu bölümlerde sonuçta aynı yere bağlı değil mi? Belirsizlikler dünyasına.

Aklımda dönerken düşünceleer, ne yapacağım diye bir uğraş ararken aklıma çocukluğumda çok severek oynadığım bir oyuncak geldi. Legolar. Evet, çocukluğumun vazgeçilmez oyuncağı legolardı. Hergün onlardan evler inşa ederdim. Şimdi de yapabilirdim, ama legolarla değil! Çubuklarla, kutularla, taşlarla ya da bulduğum her şeyle! İnternette birçok video izledim ve ilgimi çekti. Çubuklarla, kutularla, taşlarla ve daha akla gelmeyecek birçok şeylerle ev inşa ediyorlar, boyuyorlar, döşüyorlar ve bunları tapılası minyatür birer eserlere dönüştürüyorlar! Kimisi bunları satıyor. Bunun üzerine bende basitten başladım. Sadece dondurma çubukları ile minyatür ev yapmaya başladım. Ve yapmaktan da büyük zevk aldım, tıpkı çocukluğumda legolarla oynarken aldığım zevk gibi.

Bunun yanı sıra lise zamanlarımda biraz CSS öğrenip blogger temaları yapmaya başlamıştım. Ama o da yarım kalan bir işti. Şimdi bunları tamamlama zamanı. CSS ve Blogger temaları/eğitimi konulu bir blog daha açacağım. Yani tekrar web/blogger tasarımları yapmaya başlayıp ayrıca bunları sizinle paylaşacağım açacağım yeni blogda.

İşte bunlar beynimi bulandıran kararsızlığın zirvesinden doğan fikirlerdi. Bu durumda ne yapsam sorusuna milyonlarca cevaptan seçilen o güzide fikirler.
Bu yazımı yeni hobim olan minyatür evi yaptığım sırada dinlediğim ve göklerden düşen bir meleğin sesi olduğuna inandığım bir sanatçının müziği ile sonlandırıyorum. Bir sonraki gönderimde görüşmek üzere!





7 yorum

  1. Helrcek kaygısı, ciddi bir sorum indanın dağlam olan elini ayağını bağlıyor keuif tat alamıyorsun hayattan ama kapılmamak lazım girdabına insanınruhunu çok yoruyor. Yaz bence ne olursa olsun her gün yaz o gün bir fotoğraf çek ve onunla ilgili yaz, ellerinle yaptıklarını yaz ama yaz tema olayı da güzel keyifli yollara gttin şu aşamada sevdiğin bişeyler yap da ne olursa olsun bence 🤗

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Dediklerinizde tamamen haklısınız. O girdaba girmemek gerekiyor. Gelecek kaygısı yüzünden bir süredir tam olarak kendimi harap ettim desem yeridir. Anca kendime gelebildim!
      Ayrıca blogumda ilk yorum yapan sizsiniz, bunun için çok teşekkür ederim! :)

      Sil
  2. Gerçek ilginin ne olduğunu keşfeden kadar farklı alanlarda denemeler yapmakta bir sakınca yok bence. Hepsi de az biraz insanı geliştiriyor, eğlendiriyor, dinlendiriyor, . Müziği de severek dinledim. Başarılar diliyorum.

    YanıtlayınSil
  3. olsun yaaaa içinden geldiği gibi yap işteee, sorgulama, üzme kendinii, zaten hoş şeylerle uğraşıyosun kii, belki sonra bazı uğraşlara tutkuyla bağlanırsın kii ve bence sen yazmayı seviyosun ve yazı dünyan da iyi ve yazmaya hep devam etmelisin çünkü iyi ve açık ve içten ifade ediyosun ki kendiniii :)

    YanıtlayınSil
  4. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlayınSil

Hakaret içeren ya da rahatsızlık verici yorumlar ve gönderiden alakasız yorumlar paylaşılmayacaktır.

Yorumunuz için teşekkür ederim.