Bir Yaprak Düştü

Eylül 02, 2019


İlk öykü denememi yazdım. Bölüm bölüm şeklinde ilerleyecek. Umarım sizi tatmin eden bir öykü olur çünkü ilk denemem olduğundan dolayı amatörce olma ihtimali ve kusurların olması ihtimali çok yüksek. Değerlendirmelerinizi yorum olarak yazabilir ya da iletişim kısmından bildirebilirsiniz.

Bir Yaprak Düştü

Saatin kaç olduğunu bilmiyorum. Uykuyla uyanıklık arasındayım. Kuş sesleri yankılanıyor kafamda. Rüya mı, gerçek mi bilemiyorum. Ama bir baktım ki iki tane güvercin tutmuş kollarımdan, kanadım olmuşlar. Küçücük halleriyle  çıkartmışlar beni odamdan, gökyüzüne doğru. Bir tane bulut yok ortalıkta. Yaz havası var. İşe yetişmeye çalışan, telaş içinde birçok insan görüyorum. Daha yukarılara çıktıkça şehir küçülmeye başlıyor. Küçüldükçe yüzümü buruşturuyorum. Çünkü şehrimizin görüntüsü gerçekten can acıtacak şekilde. İki köy evinin yanında bir gökdelen, gökdelenin yanında eski apartman, o apartmanın yanında yepyeni villa... Tüm İstanbul bu şekilde döşenmiş. Ama ben içinde yaşarken bunu fark etmemiştim. İlk başta göğe doğru çıkartılırken biraz yeşillik vardı ama uzaklaştıkça dünyadan şehrimizde bir tane yeşil alan görünmedi. İyice yükselince, İstanbul gözlerimin önünden kayıp gidince, dünya ortaokula giderken coğrafya dersinde işlediğimiz silindir projeksiyon haritalarına benzemeye başladı. Uyku sersemi olduğumdan dolayı dünyayı izlemekten başka bir şey yapmadım fakat kendime geldiğimde çok korkmaya başladım. Çünkü şimdi evimden, şehrimden hatta dünyamdan çok uzaktaydım. Ve kuşlar hala yükselmeye devam ediyordu. Kollarımı hareket ettiremiyordum çünkü artık kollarım yerine kanatlarım vardı. Onları nasıl kullanabileceğimi bilmiyordum. Neler olduğunu anlayamıyordum. Çok korkuyordum. Kalbim yerinden çıkacak gibiydi.

Güvercinler sonunda bir yerde durdular. Bir güvercin çok ince ve tiz sesiyle 'Burası atmosfer tabakasının sınırı. Yani ekzosferdeyiz. Sizin dünyanızdan koca bir evrene, çok farklı diyarlara geçiş bölgesi burası. Eğer seni buradan çıkartmak istiyorsak nefes almanı sağlayacak bir şeyler yapmalıyız. O yüzden şimdi kraliçemiz Saienna gelecek ve bu durumla ilgilenecek' dedi. 'Nasıl yani sen, sen nasıl konuşuyorsun?' diye haykırdım birden. Sanki beni alıp dünyadan uzaklaştırması çok normalmiş gibi bir de buna şaşırıyorum. Gerçekten anlamıyorum. Ekzosfer de neydi? Coğrafya dersini daha iyi dinlemeliymişim. Sanki içimi okumuş gibi kısaca açıkladı güvercin 'Atmosferin yedi tane katmanı vardır ve ekzosfer de bu katmanların en üstüdür. Şu anda az miktarda hidrojen ve helyumun bulunduğu bir bölgedesin'.  Bunu demesinin hemen ardından çok gürültülü ses geldi. Ekzosfer denilen şeyin ötesinden geliyordu bu ses. Ama ben uçamadığım için o yöne doğru yönümü değiştiremiyordum. Neydi bu ses? Sanki dünyanın en büyük çanına ritmik olarak vuruluyor gibiydi. Yaklaştığını hissediyordum. Başım dönüyordu. Rüyada mıydım? Nasıl olabilir böyle şey? Ses yaklaştıkça ölecekmişim gibi, son nefesimi veriyormuşum gibi aklımdan bir çok düşünce geçiyordu. Hayatım gözlerimin önünden geçiyordu. En sonunda önümde kocaman bir tüy yumağı görünmeye başladı. Önümde yer edinince bu yaratık anladım sese neyin sebep olduğunu. Aslında gözümün önünde belirmeden önce beni tutan güvercinlerin göğüslerini kabartmalarından ve başlarını dik tutmalarından anlamalıydım. Bu kraliçe Saienna'ydı. Bir uçak büyüklüğündeydi neredeyse fakat güvercin görünümündeydi. Dünyada bu kadar büyük bırakın güvercini kuş türü görülmemiştir herhalde. Sesi ise duyduğum en ince en tiz ama cennetten düşen bir meleğin sesi gibiydi. Normal konuşması bile insanı huzurun en zirvesinde hissettiriyordu. Her cümlesini, kelimesini hatta harfini sanki ezgiyle söylüyordu. Büyülenmiştim. Ne dediğini anlamıyordum. Kraliçe Saienna büyüdükçe büyüyor, durmuyordu. Daha ne kadar büyüyebilirdi? Birkaç dakika sonra durdu büyümesi. Büyümesi durunca beni tutan kuşlar pençelerini vücudumdan çektiler. Gerçekten yüreğim ağzıma geldi. Düşeceğim sandım. Bu korkuyla kanatlarımı çırptım. Çırpındım. Düşüyordum. Var gücümle, elimden geldiğince çırpıyordum kanatlarımı. Ve sonunda başardım! Yerimde asılı bir şekilde durabildim! Bir süre öylece durdum. Bir süre durduktan sonra bir şey fark ettim. Ben de artık bir tüy yumağıydım. Büyüyen kraliçe Saienna değil, küçülen benmişim. Bir güvercin büyüsü yapmış bana ve bende onlardan biri olmuşum. Altımda dünya, yukarıda koca bir evren. Artık bu şekilde dünyaya dönemezdim. Babam hayvanlardan çok hoşlanmıyordu, beni asla kabul etmezlerdi. Bu yüzden onlarla gitmeliyim. Kraliçe Saienna 'Gitme vakti' dedi. Peşlerine takıldım....

14 yorum

  1. Bir çok blogerin hayalidir öykü yazmak, masal yazmak, bunların bir yerlerde yayımlanması. Benimde hayalimdir..
    Masal çok zengin bir hayal gücünü gerektirmekte. Kurduğunuz dünya bunu karşılıyor. Masal anlatıcısının kolları yerine kanatlarını kullanabilmeyi öğrenmesi de ayrıca mutlu etti beni..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar...
      Hayal gücü gerçekten önemli, haklısınız. Bu ilk denemem olduğu için çok amatörce olabilir. Bu hikaye tam olarak nereye gidecek ben bile henüz bilmiyorum.
      Yorumunuz için teşekkürler:)

      Sil
  2. Vay vay vay, eline sağlık Zeynep. Çok güzel yazmışsın, fantastik bir macera bizi bekliyor. Büyük bir merakla takip edeceğim :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, umarım tatmin eden bir masal olur bu. İlk denemem olduğundan dolayı amatörce olma ihtimali çok yüksek çünkü:)

      Sil
  3. bence bassarili olmus begendim, devamini bekliyorum

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Dilara, başarılı bulmana gerçekten çok sevindim...

      Sil
  4. Zeynepciğim hayal gücüne berraklık diliyorum :) çok güzel olmuş, çok beğendim devamı gelsin !

    YanıtlayınSil
  5. devamını merak ettim ama yaa anlatımın çok akıcı ellerine sağlık :)

    YanıtlayınSil
  6. güzeldi. hoşmuş hayal gücün. güvercin oldu yani hero bakalım neler görcez hihi :) fantastik ile fantezi arası gidiyoo bir rüya gibi bakalımlım. (telaş içinde birçok insan) olsun o cümle yaa, (birçok telaş içinde insan) değil. bi de bikaç yerde virgül kullanabilirsin belkuu. tişkir tam haftasonu keyif öyküsü oldu şimdi okuduğum içiin :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için teşekkür ederim:)
      Telaşlı cümleyi düzelttim. Virgül konulması gereken yerlere zaten koymuş olduğumu düşünüyorum ama cümle anlamını bozan koymadığım bir yer fark ettiysen bunu bildirebilirsin

      Sil
  7. Çokkkkk güzel bir başlangıç olmuş Zeynepciğim. Seninle birlikte kanatlabdık biz de. Bakalım devamı nasıl gelecek. Yüreğine sağlık 😊🤚🌷

    YanıtlayınSil

Hakaret içeren ya da rahatsızlık verici yorumlar ve gönderiden alakasız yorumlar paylaşılmayacaktır.

Yorumunuz için teşekkür ederim.