Dünya Savaştayken Biz Dans Etmeye Devam Ediyorduk

Ocak 08, 2020

Çok duygusal bir dönemimdeyim aynı dünyanın şu anki hassaslığı gibi. Lana Del Rey'in When The World Was At War We Kept Dancing şarkısı bana sanki üçüncü dünya savaşındayız da sevgilimle bunu dinliyormuş hissi veriyor.

İlk defa dünyanın ve insanın içindeki su oranının aynı olduğunu öğrenince çok şaşırmıştım. Ve sonrasında anladım ki dünyada yaşanan her hasar insan vücuduna da etki ediyor ya da en azından aşırı derecede empati kuranlar için bu şekilde.



Avustralya'da yaşanan yangının içimi nasıl yaktığını anlatamam... Onca canlı, onca bitki ve insanımız. İnsanımız diyorum çünkü bu dünyada benim için Türk, İngiliz, Avustralyalı gibi şeyler yok. Bu dünyada sadece insan var benim için hepimiz kardeşiz birbirimizi beğensekte beğenmesekte. Ağlamadan edemedim özellikle hayvanlarla ilgili o kadar resmi, videoyu gördükten sonra. Ve bu olay sadece orası ile ilgili değil. İklim değişiklikleri bana kalırsa sonumuzu getirebilir (tabi insanoğlu önce birbirini yok etmezse) ve bu bir başlangıç bile değil! Senelerdir iklimin değişikliğinden ve alınabilecek önlemlerden bahsediliyor ve bunun için gerçekten neyi değiştiriyoruz! Başlangıcı çok önceydi ve bilim adamlarının dediğine göre şimdi başlasak bile bunun için bir şeyler yapmaya çok yavaş bir şekilde düzelecek dünya.

İran ve Amerika arasındaki olaylar... Her sene olmasına rağmen sanki daha ciddiye bindi iş. Zaten geçen sene izlemiş olduğum yabancı videolardan üçüncü dünya savaşı çıkacağı bahsediliyordu. Gerçekten çıkar mı? Çıkar. Nedenini size çok sevdiğim yazar olan Yaşar Kemal'in Fırat Suyu Kan Ağlıyor Baksana kitabından alıntı yaparak anlatacağım;

  "Bunlar savaşı bu akılla bitiremezler, bu insanlar, kendilerini yaratıkların en akıllısı sanıyorlar, bu yaratıkların en acınası yaratığı, yaratıklar içinde kendinin en ahmak yaratık olduğunu bilmeyecek kadar en ahmak, kendi canına, tekmil yaratıkların canına kıyan bu yaratıkların en kötüsü yaratık, yaşadığı şu yeryüzünün bir cennet olduğunu bilmeyecek kadar enayi, yediğinin içtiğinin, doğan güneşin, akan suyun, esen yelin, uçan bulutun, yağan yağmurun, açan çiçeğin, büyüyüp gelişen meyvenin, tomurcuğun, yer altında çabalayan tohumun, uçan kuşun, petekteki arının, sayısız, milyarlarca, milyarlarca ışıldayan rengin bir tansık olduğunu bilmeyecek kadar eşşek, hem de eşşoğlu eşşek. Bu korkunç yaratık gene savaş çıkaracak, ormanları yakacak, yüzlerce binlerce yıldır yaptığı şehirleri yıkacak."

Ağır ama gerçek.
Çok ütopik bir dünyada yaşıyordum. Ne ülkelere, ne farklı dinlere ne de yöneticilere ihtiyacımız vardı. Çünkü çok akıllı yaratıklardık. Akıl ve mantıkla her şeyin üstesinden gelebilirdik. Gerçeğin bir olduğunun farkındaydık. Kimse kimseye dokunmaz, kimse kimseyle kavga etmez, rahatsız etmezdi. Çünkü bu dünyada ölümlü olduğumuzun farkındaydık. Böyle savaşlara, kırgınlıklara, açgözlülüğe, ihanete, entrikalara ihtiyaç yoktu, bu kelimelerin oluşmasına bile gerek yoktu bu yüzden de. Ama şimdi neredeyiz? Nereye gidiyoruz?

Umuyorum ki çok uzamadan, iş işten geçemeden insanlar aklını kullanmayı başarabilir.


11 yorum

  1. Zeynep'ciğim,
    Seninle aynı duyguları paylaşıyorum ve dünyanın geleceğine ait ciddi kaygılarım var. Akılla ve mantıkla birşeylerin üstesinden gelememek insanoğlunun en büyük ayıbı olsa gerek.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok ciddi bir ayıp hemde, o kadar insanı, canlıyı etkileyen...

      Sil
  2. Son yayınlanan uydu fotoğrafından sonra herkes daha ciddi anladı yangının boyutunu.Ölen hayvan sayısına değinemiyorum bile gerçekten ürkütücü.Ama en kötüsü de ülke başkanının yangın için gelen yardımları reddediyor olması.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İlla zaten böyle olacakta ondan sonra anlayacaklar...

      Sil
  3. Sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz, tüm insanlık için hayırlısı olsun.

    YanıtlayınSil
  4. İnsanoğlu yaşananlardan ders çıkarmayıp , üstüne hiç olmamış gibi unutma eğilimli. Ta ki bir başka felakete kadar yok sayılacaktır :((

    YanıtlayınSil
  5. haklısın, dünya böyle bir yer işte, barış için savaş. ya koalalar yandı of ya. daha bir sürü hayvan. böyle düşününce gün geçmiyor valla. insan huzurlu olamıyor. her şeyden uzak durup kendi dünyamıza kapanmalı. başka çare yok.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kendi dünyamıza kapanmanın doğru bir yol olduğunu düşünmüyorum açıkçası. Gerçeklerle yüzleşme taraftarıyım. Çünkü kendi dünyamıza kapandıkça gerçekler bize bir adım daha yaklaşacak... Tabi 7/24'te düşünmemek gerek.

      Sil
  6. O develer öldürülmeyecekti. Allah tüm dünyanın belasını verdi.

    YanıtlayınSil

Hakaret içeren ya da rahatsızlık verici yorumlar ve gönderiden alakasız yorumlar paylaşılmayacaktır.

Yorumunuz için teşekkür ederim.