Çalışma Modu ve Ağaç Ev Sohbetleri

Mayıs 13, 2020


Ağaç Ev Sohbetleri
"Kelimeleri çok değerli buluyorum, kendimizi ifade etmemizi sağlıyorlar ve günlük hayatımızda çok önemli bir yer kaplıyorlar. Bu yüzden sorularımı kelimeler ve kelimelerle bir yönden ilişkili olan dil hakkında seçeceğim. Dil konusuna girmişken ilk olarak olmazsa olmaz bir soru sormak istiyorum: Dilimizin içerisinde bulunan yabancı sözcüklerle ilgili ne düşünüyorsunuz? İkinci ve son olarak da sizin için değerli olan, ister günlük hayatta sıkça kullandığımız ister dilimizin derinliklerinden gelen, bilinmedik bir sözcük söylemenizi istiyorum. Bu sözcük hakkında bir şeyler de duymak isterim! Sizin için neden değerli olduğu gibi :)"

Ben yabancı kelimelerin kullanılmasından rahatsız olan taraftayım. Kimi ülkelerde uluslararası bilinen markalar dışında (nike, converse vs.) marketlere, butiklere, avm'lere yabancı dil koymak yasak. Ben bunu çok taktir ediyorum. Bizim burada ne yazık ki böyle bir kural yok ve neredeyse tüm marketlerimizin adı yabancı. Bundan daha kötüsü türkçeyi tuhaf bir şekilde isim yapanlar. Gördüğüm en garip kafe adı: Sıqıntı Yok Cafe". Evet, gerçekten böyle bir kafe var. Altında da "Sıfır sıqıntı" yazıyor:)) Günlük dilde çok abartılmadan kullanılabilir diye düşünüyorum. Ben İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi olarak çok sık türkçenin yanında ingilizce kelimelerde kullanıyorum.

Küçükken köydeyken kapı çalmıştı ve bir çocuk bana "anneni ünleyiver" demişti. Bakakalmıştım çocuğa. Çocukta anlamadığımı anlamadı sanırım, uzun süre böyle geçti. Sonra anlamadım deyince çağırıver demişti. Öyle özel bir şeyi yok aslında ama unutamadığım, garip zamanlardan biriydi. Bu yüzden sorunun cevabını çağırmak anlamına gelen "ünlemek" kelimesini seçiyorum.


Çalışma Modu
Vize ve finallere dair okulumuzda bir belirsizlik vardı, bu belirsizlik YÖK'ün vermiş olduğu bir kararla kesinleşti; vizeler ve finaller okullara ya da hocalara bağlı olarak ya ödev ya da online sınav tarzında olacak. Yüz yüze eğitim olmayacak. Yerinde bir karar olduğunu düşünüyorum. Henüz ortada bir tedavi yokken onca öğrenciyi bir araya toplamak sadece öğrenciler için değil, aileleri ve yakınları içinde çok riskli olacaktı. Bunun üzerine kimi hocalarımız vize için ödevlerimizi vermeye başladı. Ben ilk defa böyle bir durumla karşı karşıya olduğum için biraz afallamadım desem yalan olur. Bir süredir uğraşlarıma rağmen bir türlü evde çalışma olayına ayak uyduramadım. Yani kitap okumak varken, dizi izlemek varken, oyunlarım varken, hele ki yatağım hemen başucumdayken...

Uyku düzenimi tam düzeltmişken yine bozuldu. Saatlerce uyumaya çalışıp uyuyamamın ardından içimde bir sesin "aman neyse ya, kalkayım da şu ödev için bir araştırma yapayım bari" dediğini duyar duymaz bilgisayarımın başına geçtim. Arkayada kendini dünyanın en sakin ineği olarak gören Chilled Cow adında bir youtube kanalının bizim için hazırladığı motive edici bir müziği açtım. Geceleri çalışmak gibi bir huyum yoktur halbuki. Sabahları kendimi daha zinde ve verimli hissederim. Araştırmaya başlayınca ödevin aslında ne kadar zevkli bir konu olduğunu fark ettim. Sanırım bunu fark etmem biraz olsun motivasyonumu arttırdı. Artık vizeler, finaller bitene kadar bu motivasyon eşliğinde çalışma modundan çıkmamayı hedefliyorum.




15 yorum

  1. Ben gece çalışmayı çok severdim, gündüz yapacağım zamanın yarısında biterdi işlerim.

    Sesi çok güzelmiş yengenin :)

    Ben de uydur kaydır kelimelere, ş yerine sh yazmalara falan çok gıcık kapıyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Gece bana uykudan başka bir şey çağrıştırmıyor bu yüzden o kadar da verim alamıyorum=)
      Teşekkür ederim, evet çok sinir bozucu, bir de belirli harfleri büyük yazanlar FaLan BöLe xS

      Sil
  2. Parçanın yorumuna ve sound'una bayıldım, grçekten güzel bir düzenleme olmuş, tebrik ediyorum.

    Çok gece insanı değilim maalesef, uyku vaktim gelince dakka şaşmam, ne işim varsa sabaha bırakırım. Bu huyum yüzünden çok sıkıntı da çektiğim oldu ama geceleri çok özensem de hiç çalışamadım. Sen bu motivasyonunu yakalamışken kaybetme, çalışmaya devam :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler:)
      Ya uyku konusunda gerçekten ben de öyleyim ve uyuyamazsam agresif oluyorum :D Kaybetmem umarum=)

      Sil
  3. Zeynepciğim bir İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi olarak konuya gösterdiğin duyarlılığı takdirle karşılıyorum. Dilimiz çok zengin ve çok güzel çünkü. Yengenin sesine ve yorumuna bayıldım. Youtube kanalında da beğendim. Yüreğine sağlık. Abinle birlikte yolları açık olsun. Sana da sınavlarında başarılar diliyorum canım. Sevgiler selamlar 😍🌷🤚

    YanıtlayınSil
  4. ağaç ev sohbetleri 38 yazımın yorumlarında sana bir mesaj var :)

    YanıtlayınSil
  5. Şarkı çok güzel, yazıyı da her zamanki gibi keyif alarak okudum:))

    YanıtlayınSil
  6. kelime meydan okumasını görmesen zaten gelip sana yap dicektim. çok uygun sanaaa :)

    YanıtlayınSil
  7. Ben de Amerikan Kültürü ve Edebiyatı mezunuyum. Öyle yarı İngilizce yarı Türkçe yazılmış kelimelere ben de gıcık oluyorum. "Sıqıntı" nedir ya? Bizim evin yakınında da "Baklove" diye bir pastahane var, akıllarınca baklava aşkı demeye getirmişler ama bence hiç olmamış ve sırf ismi itici geldiği için orada baklava yemeği bırak, önünden bile geçesim gelmiyor pastahanenin. Ama günlük hayatta İngilizce kelime kullanımına karşı değilim aşırıya ya da abartıya kaçılmadığı sürece.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Harbiden, kötüce yapılmış bir espri gibi baklove... Keşke yasak gelse şöyle isimlere...

      Sil
  8. Bence de bu dönem hakkında isabetli bir karar verildi, yoksa ailem sınavlara gitmemi istemiyordu. Bizde hala ne olacağı belli değil ama umarım güzel bir şekilde sonuçlanır, bugün senato toplanacakmış. Okula gitmeden ders çalışmak biraz tuhaf bence de :))
    Ünlemek kelimesini daha sık kullanayım, çok hoş :))

    YanıtlayınSil

Hakaret içeren ya da rahatsızlık verici yorumlar ve gönderiden alakasız yorumlar paylaşılmayacaktır.

Yorumunuz için teşekkür ederim.