Toplumda Değişmesi Gereken Üç Sorun

Haziran 18, 2020

Ağaç Ev Sohbetleri'nin kırk üçüncü konusuna cevaben yazılmıştır. Sohbetimizin bu haftaki konusu "Toplumsal yaşamımızı olumsuz etkileyen en önemli üç sorun önem sırasına göre hangileridir? Bu sorunların üstesinden gelmek için sizce neler yapılmalıdır?". Haftaya için konu öneriniz varsa "İletişim" kısmından bana bildirebilirsiniz. Daha fazla detay için: AES43
Toplumda Değişmesi Gereken En Önemli Üç Sorun 
3. İnsani Gelişme (İGE)
İnsanı gelişmeyi önceden duymuş muydunuz? Duymadıysanız kısaca anlatayım ve Türkiye'nin insani gelişme endeksine göre hangi pozisyonda olduğunu size söyleyeyim. Öncelikle bir ülkenin gelişmişlik düzeyini bilimsel olarak gösteren en iyi ölçümlerden olarak sayılır. İnsanı gelişme, gelir artışından ziyade insanların kendilerine yaklaşımlarının ve sahip oldukları fırsatlara odaklanan bir tür yaklaşımdır. Yani ekonomik zenginliğin bir ülkenin kalkınması için tek ölçüt olmadığını, kişiler ve onların kapasitelerinin daha önemli olduğunu vurgulamaktadır. Birleşmiş Milletlere göre üç ana esas vardır:
  • Yaşam uzunluğu
  • Okur-yazar oranı
  • Eğitim ve yaşam düzeyi
Şimdi Türkiye'nin İGE'ye göre yerini belirleyelim. Birleşmiş Milletler'in 2019 raporuna göre Türkiye 2019 tarihinde 189 ülkeden 59. sıradaydı. Bundan önceki 28 yıllık süreçte %39 oranında bir artış sağlandı. Dünya çapına bakıldığında 2019 İnsani Gelişme Raporuna göre yoksulluklar azalmasına rağmen yeni nesil bir çok eşitsizlikler de yükselme aşamasında. Yani cinsiyet ayrımcılığı, iklim değişikliği, silahlı çatışmalar gibi konularda inanılmaz derece bir artış var. 

Türkiye'de ise genel olarak baktığımız zaman 59. sıradayız. Uzmanlara göre bunun nedeni sağlık sektöründeki yenilikler. Fakat özellikle cinsiyet ayrımcılığını düşündüğümüzde 66. sıradayız. Yani bir şekilde artış olmasına karşın kimi göz ardı edemeyeceğimiz konularda da geriledik. İnsani Gelişme hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz internetten araştırabilirsiniz.

Peki benim bu konuda düşüncelerim neler? Belirli bir artış olmasına rağmen 189 ülkeden 59. sırada yer almak bence çokta iyi değil. 59. sıra İGE'ye göre "Çok Yüksek İnsanı Gelişme" olarak sayılıyor. Evet, diğer ülkelere oranla baktığımızda ortanın biraz üzerindeyiz ama şöyle düşünelim. İki tane komşu çocuğu var. Birinin notları hep 85-100 arası, birinin yerlerde 0-50 arası, seninse 60-70 civarında. Eğer sen 60-70 alırsan annen sana ne diyecek? Bak kızım/oğlum komşunun çocuğu hep 100 alıyor, sen 60-70lerde sürün. Yerlerde olanın adını ağzına bile almayacak. Bu sinir bozucu bir karşılaştırma olmasına rağmen insani gelişmeye de böyle bakıyorum ben. Tamam belli bir oran artmış ama gerçeklere odaklanalım, önümüzde 58 ülke, hatta gelir ve cinsiyet ayrımcılığında 65 ülke var. Az değil. Şimdi buna çözüm için bir diğer soruna bakalım:

2. Özgürlük
Bunu herkes biliyor ki yeterli özgürlüğümüz yok. Yeterli özgürlüğümüzün olmaması demek düşüncelerimizi özgürce ifade edememek, içimize atmak demek. Bu da insanlar arasında ki ilişkilerde her zaman bir kopukluk eksiklik olması demek. Bu da bilgisizlik, cehalet demek. Bunun çözümü için de son ama aslında en önemli sorunda değineceğim:

1. Eğitim
Evet en önemli sorun bu. Özgürlüğümüzün olmaması ve insanı gelişme endeksine göre 59. sırada olmamızın en temel nedeni bu. İçi boş bir sisteme sahibiz. Herkesin bildiği gibi ezberci sistem. Televizyonlarda bilgilendirici, ufuk açıcı konular olması gerekiyorken sürekli özellikle kızları aptallaştıran diziler: zengin kız fakir oğlana aşık. Yani çoğu dizinin bu şekilde olması kızlarda senin hayatın bundan ibaret, sen para düşüneceksin, aşk düşüneceksin gibi bir algı yaratıyor. Hani nerede bizim fantastik, hayal dünyamızı geliştirecek diziler? Nerede bizim Türklere ait ufkumuzu açacak bilimsel programlar. Çok nadir var ve olsa bile izlenmiyor, eğitimsizlikten.

Bunu nasıl çözeriz? Farkındalıkla. Bir grubu değil, bir toplum üzerinde farkındalık yaratmakla. Ama ne yazık ki bir kısır döngü var ki o da korkuyoruz. Korkunca da çözüm olmuyor işte. Belki bir gün bu korkaklığı kırıp daha modern, daha yaşanabilir bir hayat süreriz Türkiye'de.

Sadece Türkiye'de değil tüm dünyanın daha yaşanabilir olması dileğiyle.

***

Instagram: @kayipfisilti

***

Kaynaklar:
İnsani Gelişme ile ilgili yardımcı kaynaklar: Sivil Sayfalar | Wikipedi | UNDP Türkiye

15 yorum

  1. Kesinlikle haklısın! Bilinç değişmedikçe hiçbir şey değişmiyor maalesef. Daha köye ya da kasbaya su ve elektrik geldi diye sevinenler var, yıl olmuş 2020? Yani...

    YanıtlayınSil
  2. son yazımın yorumlarında sana iki mesaj vaar :)

    YanıtlayınSil
  3. Hemen şunu söyleyeyim, eğer kaçırdığım yoksa, Ağaç Ev Sohbetlerinde bu hafta konusunda fikirlerini paylaşan herkesin yazısını okudum. Bu bana şunu gösterdi: Blog yazarlarının toplumumuzda sorun olarak gördükleri, halkımızda genel olarak karşılık bulmuyor. Halka sorsan ilk sorun, işsizlik, sonra ekonomi ve geçim sıkıntısı der. Bütün bu söylediklerinin aslında tek ortak tarafı midelerinin dolması. Diğer bütün canlılarda da aynı sorun, aynı telâş yok mu?

    Fakat blog yazarları, belli bir eğitim seviyesine sahip oldukları için insan olabilmenin gerekleri neyse onları en büyük sorun olarak görmüşler ki, bu gereklerin yerine getirilmesi, zaten adaletli ve konforlu bir şekilde insanların karınlarının doymasını, refah içinde ve mutlu bir şekilde bir yaşam sürmelerini mümkün kılar.

    Gelişmişlik, özgürlük ve eğitim. Çağdaş ve müreffeh bir toplum olabilmek için anahtar kelimeler...

    Farkındalık yaratmak diyorsun, her kim bu farkındalığı ortaya koymaya çalışıyorsa başına türlü belâlar geliyor. Dolayısıyla bana dokunmayan yılan bin yaşasın deniliyor. Toplumun hep cahil kalması isteniyor ki, sürü gibi güdülmesi kolay olsun. Haklısın farkındalık önemli, bizim gibi insanlar, pek çok şeyin farkında. Ama elimiz kolumuz bağlı, bekliyoruz ki, Atatürk gibi biri çıkacak ve bizi düze çıkaracak. Onun gibi birinin bir daha gelmesi de inan çok zor. Zaten bu tür kahramanlar, iyice dibe vurduğumuz zaman çıkar. Şimdi ölmüyoruz ama insanlık olarak sürünüyoruz. Ve bu böyle gideceğe benzer, en az bir süre.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet söylediklerinizde haklısınız. Özellikle son paragrafınız benim son paragrafımın daha geniş şekilde açılmış hali. Artık zamanla ya dibi boylayacağınız en kötü şeyler olacak ve o şekilde akıllanacağız (tabi o zaman geri dönüş olur mu bilemem) ya da zamanla insanlar akıllanacak ve toplum kendiliğinden yenilenecek.

      İlk paragrafınıza gelirsek onda da haklısınız. Karnı aç olan sadece parayı düşünür karnını doyurmak için, iş ister doğal olarak, karnı tok olanın önünde şikayet etmek için farklı sebepler bulunur. İki tarafta aslında kendince haklı. Ama bunların da toptan çözümü farkındalık. Çünkü farkındalıkla aç insanda kalmaz. Mesela aç olan arkadaşımız bir şekilde sonradan parayı buldu, artık aç kalmayacak diyelim. Ondan sonra etrafındaki olaylara daha net bakabilir. Çok fazla problem var zaten hayatta. Çoğu birbirine bağlı. Zaten yazdığım konuda özellikle insani gelişme bu olayları da kapsıyor.

      Sil
  4. Çok doğru hususlara parmak basmışsın. Kesinlikle katılıyorum fakat sadece senin ve benim farkındalığımızla olmuyor maalesef, dediğin gibi eğitimde en önemli araçlardan biri televizyonken bunun eğitim yerine götürüm mekanizması gibi çalışması bile en büyük kötü örnek...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet maalesef... Bunun nedenini de Kaystros Tyrha (of bu ismi yazmak için elli kere önceki yoruma dönmem gerekiyor:D) çok güzel bir şekilde açıkladı...

      Sil
  5. Güdülmesi kolay olsun zihniyetine hapsedilirsek hiçbir gelişme kat edemeyiz. Teşekkürler Zeynepciğim 🙏🤚

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız diyecek başka bir şey yok, yorumunuz için ben teşekkür ederiim:)

      Sil
  6. Bloğunun yeni temasına bayıldım zeynepcimm. Ağaç evin devam etmesine şaşkınım hala.. yazdığın üç büyük sorun hakkaten benim de aklımdan geçenler, değişmesi gerekenler.. umarım degisiriz..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederiim, 50 milyon tema değiştirdikten sonra sonunda birini ben de çok benimsedim, beğendim :)

      Umarım...

      Sil
    2. Ağaç Ev Sohbetleri'ni baya benimsedik ya, daha uzun süre bitmez herhalde:)

      Sil
  7. eşit yaşam hakkı. herkese.. hayvana, çocuğa, yaşlıya, kadına. alın terinin karşılığının verilmesi. özgürlüklerin kısıtlanmaması. bunların hepsini eşitlik kapsıyor. bir kadın arkasına bakmadan tedirginsiz yürüyebiliyorsa benimle eşit yaşam hakkına sahiptir. bir köpek yaz ortasında kana kana su içebiliyorsa benimle eşit yaşam hakkına sahiptir. çoğaltmak mümkün ama düşünce ütopik.

    YanıtlayınSil
  8. Bayıldımm çok haklısın insan geliştirme ve eğitim ilk sırada olmalı bence . sonrasında zaten eğitimli ve bilinçli bir insan gayet aklı başında olur . Özgürlük konusunda eleştiri yaparken bilinçli davranır diye düşündüm .

    YanıtlayınSil

Hakaret içeren ya da rahatsızlık verici yorumlar ve gönderiden alakasız yorumlar paylaşılmayacaktır.

Yorumunuz için teşekkür ederim.