Ocak 30, 2021

Yolun Yolcusu - Rüya | Kelime Oyunu 9


Herkese merhaba! Yine bir kelime oyunu etkinliği için kısa öykü yazdım. Hep kısa öykü yazıyorum zaten ama haftaya sanırım başka bir şey deneyeceğim. Bu etkinliğe olabildiğince katılmaya çalışıyorum fakat şu zamana kadar sadece 1. ve 6. haftalara katılabildim. 6. Haftanınki de yarım kaldı. Dört mektuptan oluşan kısa öykü yazıyordum. İlkini yazıp paylaştım (okumak için: link), diğer dördünü de bir hafta içinde paylaşacağımı duyurmuştum fakat yetiştiremedim. Bu yüzden ben de 2. ve 3. mektupları yazdım. 4. Mektubu da yazınca hepsini bir arada bu hafta içinde paylaşacağım.


  Bu etkinlik neyin nesiydi diyorsanız; her hafta bir blog beş kelime veriyor ve bu beş kelime ile ne istersek onu yazıyorduk (yani ister bir cümle, ister öykü, ister şiir; kafamıza ne eserse). Bu haftanın kelimelerini Minikmini seçmiş ve haftanın kelimeleri; Melek Tütsü Ritüel Yazar Gül


  Açıkçası kısa öyküden çok daha dün gece gördüğüm rüyamın süslenmiş, bezenmiş, farklılaştırılmış ve abartılmış hali. Absürt bir yazı diyebilirim.




Yolun Yolcusu


  Kendinden çok emin bir şekilde şoför koltuğuna oturdu. Arabayı çalıştırdı. Keskin bir kalkış yaptı. Son süratle gaza basarken yan aynadan dedesinin hayretler içerisinde ona doğru bakışını ve daha yeni yakmış olduğu tütsüsünü hızlıca yere attığını gördü. Acaba o da mı gelecekti diye düşündü Firari. Evet dedesi de binecekti arabaya. Unutmuş muydu yoksa aklı gelip gidiyor muydu bilemedi. Niye bu kadar acele ettim ki arabayı çalıştırmak için? Yoksa dedem mi çok yavaş? Bunu düşünürken viraja yaklaşıyordu. Ayakları birbirine dolandı. Viraj keskindi ama arabayı bir türlü yavaşlatamıyordu. Viraja yaklaştıkça için içini yiyen büyük bir korku ele geçirdi Firari'yi. Yavaşlatamamış olduğu arabayla beraber kalbinin korku dolu atışları için de yapacak bir şeyi yoktu. Sonunda el frenini çekti. Araba sanki patlıyor gibi çok gürültülü bir ses çıkardı. Ama o da ne? Araba hala aynı hızda devam ediyordu. Ses ise yanındaki bir arabanın virajdan en yüksek hızda dönerken çıkardığı sesti. 


  Ölümü bekledi. Dedesi çok geride kalmıştı, zaten hiçbir şeyi engelleyemezdi. Dedesi yanında olmalıydı. Çünkü direksiyon sınavı için hazırlık yapacaklardı, asıl plan buydu. Bir plan bu kadar delicesine bozulamazdı. Kısa bir süre sonra paldır küldür, çıtır pıtır seslerin yanında uçan kuşların ve kedilerin sesi de çevreyi sardı. Virajdan çıkmıştı. Arabası bir çalılığa girmişti.


  Sonra tek hatırladığı bembeyaz bir ışık çevresini sarmıştı. Gözleri kamaşıyordu. Ona doğru gelen biri vardı. Evet, sonunda o gün geldi. Daha hayatını yaşayamamışken, asıl hayat yolculuğunun daha yarısına bile gelmemişken şimdi başka bir yolculuk için hazırlanıyordu. Ona doğru gelen bir kız vardı. Yaklaştıkça belirginleşiyordu. Siluetini netleştirememiş olsa da kanatlarını görüyordu, kesinlikle bir melekti. Beyaz ışıklar arasında silueti sadece sarı ışık yayıyordu. Elinde güle benzer bir şey vardı. Firari'ye iyice yaklaşınca elindekinin kova olduğunu fark etti, melek yüzüne tükürdü. Neye uğradığını şaşırdı Firari. Melek sandığı ama yüzünü tam göremediği yaratık yüzüne durmadan tükürüyordu. 


  Birkaç dakika sonra beyaz ışık kaybediyordu etkisini. Renkler kendini göstermeye başlamıştı. Biraz daha kendine gelince kova dolusu suyun yüzüne döküldüğünü fark etti. Öksürmeye başladı. Yavaşça ayağa kalkacak oldu ama bir şey onu engelledi. Dedesini gördü. Kalkma diye işaret yaptığını gördü. Tiksintiyle Firari'ye bakıyordu yukarıdan. Konuşulanları duyamıyordu hala.


  Kendine tamamen geldiğinde sadece bayılmış olduğu söylendi. Hiçbir şeyi yokmuş. Arabası da çok zarar görmemiş. Virajdan çıkınca çalılık bir alanda tökezlemiş kalmış. Dedesinin senin gibi evlat olmaz olsun, yazarlığı beceremediğin, hiçbir şeyi beceremediğin gibi bunu da beceremeyeceksin gibi söylemlerini duymaya başladı. İyice strese girmeye başlamıştı ki birden uyandı. Derin bir oh çekti, hepsi rüyaymış. Mutlulukla yatağından kalktı, yüzünü yıkadı ve günlük ritüellerini uygulamaya koyuldu...



***


*Resim Beyşehir Gölü ve Çevresi Gezisi yazımdan.





Yorumlar

  1. Yüzüne tükürme meselesi beni çok güldürdü. 😂 Kalemine sağlık. Absürt rüyalar görürüm ben de. Bazen uyanınca gözlerimi kapatıp devam ettirmeye çalışırım 😂 Ben de yazdım da yayinlamadim henüz.

    YanıtlayınSil
  2. Rüyaların ayrı bir dili var çözülmeyi bekleyen. Okurken sanki rüyayı gözümde canlandırır gibi oldum...

    YanıtlayınSil
  3. hihi komikti bu valla :) yaniii ölmeyi bile beceremedi bu kahraman hihi :) var mı öyle bırakmak dediyi arkanda :) meleler tükürüyomuş demekkiiii bunu da öğrendik :) çok hoştu :)

    YanıtlayınSil
  4. Bende geçen gece absürt bir rüya gördüm. :))
    Tükürme kısımını gözümde canlandırdım bende ve gülme krizi geldi. :)))
    Allah'ta sizi güldürsün.

    YanıtlayınSil
  5. Bir an ölecek diye düşünmüştüm ama rüyaymış :) güzeldi.. :) elinize sağlık :)

    YanıtlayınSil
  6. Hiçbir şeyi beceremeyen kahraman haliyle ölmeyi de becerememiş. Ama böyle olunca hayatta kalmayı becermiş olmuyor mu? Bir kısır döngü geziyor beynimin içinde. Yardım edin lütfen! 😂

    YanıtlayınSil
  7. amanın kaza olaylarını okurken izlerken geriliyorum çokça neyse ki sonu komikmiş ne gerilimli aksiyonlu rüya bu meleğin tükürmesine de dedin söylemlerine de çok güldüm :D

    YanıtlayınSil
  8. Sonu nereye varacak derken olayın rüya olması çok güzeldi gerçekten 😊😀tükürme olayı çok iyiydi 😀aklıma sürekli tüküren lama geldi 😂😊emeğine sağlık canım benim sevgiler sevgiler

    YanıtlayınSil

Hakaret içeren ya da rahatsızlık verici yorumlar ve gönderiden alakasız yorumlar paylaşılmayacaktır.

Yorumunuz için teşekkür ederim.