Animasyon filmleriyle aram iyi olsa da, Les Triplettes de Belleville (Belleville'de Randevu), izlediğim çoğu yapımdan oldukça farklıydı. Daha ilk dakikalardan itibaren filmin alışılmış animasyon kalıplarının dışına çıktığını hissettim. Abartılı karakter tasarımları, tuhaf atmosferi ve neredeyse hiç diyalog kullanmadan hikayesini anlatma biçimi, bir yandan beni rahatsız ederken bir yandan da ekrana kilitledi.
Filmin bazı sahneleri bilinçli olarak garip ve huzursuz hissettiriyor. Ancak bu rahatsızlık hissi, merak duygusuyla birleşince etkileyici bir şekilde seyretmemi sağladı. Sürekli olarak bir sonraki sahnede neyle karşılaşacağınızı merak ediyor, filmin kendine özgü dünyasının içine biraz daha çekildim. Benim için alışılmışın dışında olmasına rağmen son derece keyifliydi.
Spoiler (film hakkında detaylı bilgi) İÇERMEZ.
Film Hakkında Genel Bilgiler
Les Triplettes de Belleville (Türkçe adıyla Belleville'de Randevu), 2003 yılında vizyona giren Fransız-Belçika-Kanada ortak yapımı bir animasyon filmidir. Filmin yönetmenliğini ve senaristliğini Sylvain Chomet üstlenmiştir. Kendine özgü görsel dili ve alışılmışın dışında anlatım tarzıyla dikkat çeken yapım, animasyon sinemasının en sıra dışı örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.
Film, geleneksel çizgi film anlayışından oldukça farklı bir yaklaşım benimsemiş. Diyalogların son derece sınırlı kullanıldığı yapım, hikayesini büyük ölçüde görseller, karakter hareketleri, mimikler ve müzikler aracılığıyla anlatıyor.
Vizyona girdiği dönemde hem eleştirmenlerden hem de izleyicilerden olumlu yorumlar alan Les Triplettes de Belleville, özellikle özgün animasyon tarzı sayesinde büyük beğeni toplamıştır. Film, 76. Academy Awards töreninde "En İyi Animasyon Film" ve "En İyi Özgün Şarkı" dallarında aday gösterilmiş, ayrıca birçok uluslararası festival ve ödül töreninde başarı elde etmiştir.
Her ne kadar bir animasyon filmi olsa da Les Triplettes de Belleville'i doğrudan çocuklara yönelik bir yapım olarak değerlendirmek doğru olmaz. Filmde açık şiddet bulunmasa da zaman zaman karanlık bir atmosfer, yetişkinlere yönelik göndermeler ve bazı izleyicilerin rahatsız edici bulabileceği sahneler yer alıyor. Ayrıca birkaç kısa sahnede kısmi çıplaklık da görülüyor. Bununla birlikte filmin en büyük zorluğu içerdiği unsurlardan çok anlatım biçiminden kaynaklanıyor. Neredeyse diyalogsuz ilerleyen hikayesi, sıra dışı görsel dili ve ağır temposu nedeniyle küçük yaştaki izleyicilerin ilgisini çekmekte zorlanabilir. Bu nedenle filmin daha çok genç ve yetişkin izleyicilere hitap ettiğini düşünüyorum.
Film 80 dakika kadar sürüyor. Komedi, macera, absürt mizah, dram gibi birçok türü içinde barındırıyor. IMDB puanı: 7,7/10, benim puanım ise 8,5/10. Filmin fragmanı:
Hikaye & Konusu
Les Triplettes de Belleville, büyükannesi Madame Souza tarafından büyütülen Champion adlı genç bir çocuğun hikayesini anlatıyor. İçine kapanık ve sessiz bir çocuk olan Champion'ın en büyük tutkusu bisiklet sürmektir. Büyükannesi de onun bu tutkusunu fark ederek yıllar boyunca antrenman yapmasına yardımcı olur ve Champion sonunda dünyanın en önemli bisiklet yarışlarından birine katılma fırsatı yakalar.
Ancak yarış sırasında beklenmedik bir olay yaşanır ve Champion gizemli bir şekilde ortadan kaybolur. Bunun üzerine Madame Souza, sadık köpeği Bruno ile birlikte torununu bulmak için uzun ve zorlu bir yolculuğa çıkar. Bu arayış onları Belleville adlı sıra dışı ve devasa bir şehre kadar götürür.
Filmin hikayesi ilk bakışta basit bir kurtarma macerası gibi görünse de anlatım biçimi onu oldukça farklı bir noktaya taşıyor. Diyalogların son derece sınırlı kullanılması nedeniyle olaylar büyük ölçüde karakterlerin davranışları, mimikleri ve çevresel detaylar aracılığıyla aktarılıyor. Bu da izleyiciyi yalnızca hikayeyi takip etmeye değil, aynı zamanda filmin dünyasını gözlemlemeye ve yorumlamaya davet ediyor.
Hikayenin merkezinde gizem ve macera unsurları bulunsa da film aslında kararlılık, aile bağları ve sevilen biri için her türlü zorluğa göğüs gerebilme temalarını işliyor. Tüm bunları ise kendine özgü mizah anlayışı ve alışılmışın dışında atmosferiyle sunuyor.
Karakterler
Les Triplettes de Belleville'in karakter kadrosu oldukça küçük olsa da filmin en güçlü yönlerinden birini oluşturuyor. Özellikle diyaloğun neredeyse hiç kullanılmadığı bir yapım için karakterlerin yalnızca tasarımları, hareketleri ve mimikleriyle bu kadar akılda kalıcı olabilmesi etkileyici. Film boyunca karakterlerin ne hissettiğini anlamak için söylenenlerden çok davranışlarına dikkat etmek gerekiyor bahsetmiş olduğum gibi.
Madame Souza, hikayenin asıl merkezinde yer alan karakter. Sessiz, kararlı ve pes etmeyi bilmeyen bir büyükanne olarak karşımıza çıkıyor. Torununa duyduğu sevgi, filmin ilerlemesini sağlayan temel motivasyon haline geliyor. Fazla konuşmamasına rağmen kararlılığı ve azmi sayesinde izleyicinin kolayca bağ kurabildiği bir karakter olmayı başarıyor.
Champion ise hikayenin etrafında şekillendiği kişi olmasına rağmen oldukça pasif bir karakter. Onu daha çok tutkuları ve yaşadıkları üzerinden tanıyoruz. Özellikle çocukluk dönemindeki yalnızlığı ve bisiklete duyduğu ilgi, karakterini birkaç sahne içinde etkili bir şekilde anlatmayı başarıyor.
Filmin adını taşıyan Belleville Üçüzleri (Türkçeye Belleville'de Randevu olarak çevrilmiş olsa da orijinal ismi bu şekildedir) ise hikayeye bambaşka bir enerji katıyor. Bir dönemin ünlü müzisyenleri olan bu üç yaşlı kadın, hem komik hem de sıra dışı tavırlarıyla filmin en unutulmaz karakterleri arasında yer alıyor. Özellikle gündelik hayatta kullandıkları yaratıcı yöntemler ve absürt mizah anlayışları, filmin tuhaf atmosferini güçlendiriyor.
Karakter tasarımlarının da en az kişilikleri kadar önemli olduğunu söylemek gerekiyor. Filmdeki insanlar gerçekçi görünmek yerine bilinçli olarak abartılı ve karikatürize bir şekilde çizilmiş. Kimi karakterler aşırı uzun, kimileri ise alışılmadık ölçülerde tasvir edilmiş. Bu tercih ilk başta garip gelebiliyor ancak filmin kendine özgü dünyasına kısa sürede uyum sağlıyor ve anlatımın önemli bir parçası haline geliyor.
Çizim Tarzı ve Mekan Tasarımı
Filmin en dikkat çekici yönlerinden biri hiç şüphesiz görsel tasarımı. Film, geleneksel animasyonlarda sıkça gördüğümüz sevimli ve estetik karakter anlayışından bilinçli olarak uzak duruyor. Bunun yerine abartılı yüz hatları, orantısız vücut yapıları ve karikatürü andıran tasarımlar tercih edilmiş. İlk bakışta bu tarz biraz garip, hatta rahatsız edici gelebiliyor. Ancak film ilerledikçe bu sıra dışı çizim anlayışı dünyanın doğal bir parçası haline geliyor.
GALERİ BURAYA


.jpg)
Hiç yorum yok: