2025’e dönüp baktığımda, “fena bir yıl değildi” demek geliyor içimden. Çok parlak, çok yoğun ya da çok üretken değildi belki; ama yormayan, sakin bir yılı geride bıraktım. Bu kez alıştığım kadar kitap okumadım. Dizi ve film de neredeyse hiç yoktu hayatımda. Onun yerine boş zamanlarımın büyük kısmı oyunlarla geçti.
*Küçük resimlerin üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz.
Bu yıl beni en çok içine çeken oyun Hogwarts Legacy oldu. Uzun zamandır bir oyunun dünyasında bu kadar vakit geçirmemiştim. Belki de tam olarak ihtiyacım olan şey buydu: acele etmeden, bir yerlere yetişmeye çalışmadan, sadece keşfederek ilerlemek. 2025 benim için biraz böyle geçti; daha az tüketip, daha çok oyalanarak diyeyim. En çok beklediğim dizi ise Stranger Things'di. Bundan sonraki gönderimde o diziden bahsedeceğim zaten detaylı bir şekilde. Fazla izlemediğim/okumadığım gibi aşırı etkilendiğim bir film ya da kitap da yoktu.
Yılbaşı yaklaşırken evde kocaman bir ağaç süsledim. Işıkları, süsleri yerleştirirken o tanıdık his yine geldi: yıl bitiyor ama aynı zamanda yeni bir şey başlıyor. Bu küçük ritüeller, yılın muhasebesini sessizce yapmamı sağlıyor.
Bu yıl ayrıca Denizli’de düzenlenen Yılbaşı Festivali’ne uğradım. Kalabalık, ışıklar ve o ortak heyecan… Bu festival sanırım üç haftaya yakın sürdü. Şehrin enerjisini uzun zamandır böyle hissetmemiştim. Alan oldukça kalabalıktı ama o kalabalık rahatsız edici değil, tam tersine paylaşılan bir coşku gibiydi. Çeşitli konserler, sahne gösterileri ve yılbaşı ruhunu tamamlayan etkinlikler vardı. Işıklar, müzikler ve insanların yüzündeki o heyecan, yılın gerçekten bittiğini hissettirdi. Bir süre durup etrafı izlemek, müziğe kulak vermek ve sadece orada olmak bile yeterliydi. Şehrin böyle anlarda canlanmasını seviyorum; gündelik halinden sıyrılıp başka bir atmosfere bürünüyor.
2026’ya girerken dileklerim çok büyük değil. Daha fazla kitap okumak istiyorum, her şeyden önce. Yeniden o alışkanlığı geri kazanmak, sayfalar arasında kaybolmak… Belki biraz daha dengeli bir yıl olur; oyunlar, kitaplar ve günlük hayat arasında.
Üç kere filan şu ortadaki oyuncağın resmini paylaştım. Aşırı hoşuma gitti çünkü. 4.5k olmasaydı fiyatı, alacaktım :D Eskimo sanırsam kendisi. Ayrıca bu sene aldığım ajanda da ayrı bir hoşuma gitti. Ajandalarımı her zaman bir sayfaya bir gün olacak şekilde seviyorum. Bazı ajandalar iki, üç hatta dört günü tek sayfaya sığdırmaya çalışıyor ama bu bana yetmiyor hiç. Günün kendine ait bir alanı olmalı gibi geliyor. Bu ajanda tam da öyle. Üstelik Mustafa Kemal Atatürk temalı. Her gün için ayrı bir sayfa var ve en alt kısımda Atatürk’ün anılarından küçük paylaşımlar yer alıyor. Sayfayı çevirirken sadece planlara değil, kısa bir düşünceye de denk gelmek çok güzel hissettiriyor. 2026’ya böyle bir ajandayla başlamak, yılın daha düzenli ve anlamlı geçeceğine dair içimde güzel bir his uyandırdı.
Buraya kadar okuyan herkese, yeni yılın sağlık, huzur ve küçük ama anlamlı mutluluklar getirmesini diliyorum.
Mutlu yıllar. <3
.jpg)






.png)





Yeni yılın kutlu ve musmutlu olsun. Ben bu yıla gerçekten iyi bir enerjiyle ve en önemlisi kararlılıkla girdim. Paylaştığın fotoğraflar yine çok hoş. Oyuncak (ben de çok sevdim :), yeni yıl ağacın ve yeni yıl için kombinin... hepsi çok güzel. Ben de bu yıl düzenli ajanda tutmayı planladım. Dediğin gibi bir sayfada çok günün olması yetmeyebilir (benimki öyle bir ajanda ama halledeceğim :). Bu arada ajandandaki anı detayını çok sevdim.
YanıtlaSil