Kibyra Antik Kent Gezisi

Doğa gezileri her zaman ilk sırada yer alıyor benim için; ama konu antik kentler olunca, liste biraz karışıyor. Çünkü yüzlerce, hatta binlerce yıl önce yaşamış insanların bastığı taşlara basmak, aynı gökyüzüne bakmış olabileceklerini düşünmek ve o sessiz, güçlü atmosferi solumak insana bambaşka bir his veriyor. Burdur’daki Kibyra Antik Kenti de tam olarak böyle bir yer. Doğanın içinde, kalıntılar arasında dolaşırken hem çevrenizdeki manzaraya hayran kalıyor hem de tarihle baş başa kalıyorsunuz. Bir haftadır yağışlı olan havalardan sonra güneşin göründüğü ilk sabah rotamızı buraya çevirdik. Bu gezide bol bol fotoğraf çektim, notlar aldım ve Kibyra’nın bıraktığı hissi kelimelere dökmek istedim. 



Kibyra Antik Kenti, Burdur’un Gölhisar ilçesi yakınlarında, deniz seviyesinden yaklaşık 1.100 metre yükseklikte kurulmuş önemli bir antik yerleşim. Antik dönemde Kibyra, Pisidia, Likya ve Karya bölgelerinin kesişim noktasında yer aldığı için hem stratejik hem de ticari açıdan oldukça güçlü bir konuma sahipmiş.

Kent, özellikle Roma İmparatorluğu döneminde en parlak zamanlarını yaşamış. O dönemde Kibyra; demir işçiliği, at yetiştiriciliği ve ticaretiyle ün kazanmış. Hatta antik kaynaklara göre Kibyra halkı demirden silahlar ve at arabaları üretmesiyle tanınıyormuş. Bu ekonomik güç sayesinde şehir kısa sürede bölgenin en önemli merkezlerinden biri haline gelmiş. 



Gerçekten büyüklüğüne hayran kaldığım antik kentlerden olan bu tarihi yerde:

-Kilise

-Ana cadde

-Agora

-Çeşme

-A- Yapısı

-2 Hamam

-Tiyatro

-Odeon (Müzik evi) ve

-Kült tapınağı bulunuyor.



Ulaşım

Kibyra Antik Kenti, Burdur’un Gölhisar ilçesine oldukça yakın bir konumda yer alıyor. Antik kent, Gölhisar ilçe merkezine yaklaşık 5-6 km mesafede bulunuyor ve en rahat ulaşım özel araçla sağlanıyor.

Burdur merkezden yola çıkacaksanız, Burdur–Gölhisar yolu üzerinden yaklaşık 1,5 saatlik bir yolculukla Gölhisar’a ulaşabilirsin. İlçe merkezine geldikten sonra Kibyra tabelalarını takip etmek yeterli; yolun büyük kısmı asfalt ve yönlendirmeler anlaşılır durumda.

Antalya tarafından geliyorsan, Antalya-Çavdır-Gölhisar güzergahı kullanabilir. Toplu taşıma ile gelmek isteyenler için doğrudan antik kente ulaşım yok. Ancak Burdur ya da Antalya’dan Gölhisar’a otobüsle geldikten sonra, ilçe merkezinden taksiyle ya da yerel imkanlarla kısa sürede Kibyra’ya ulaşmak mümkün.



Tarih

Kibyra Antik Kenti’nin tarihi MÖ 3. yüzyıla kadar uzanıyor. Kentin, Lidya kökenli topluluklar tarafından kurulduğu düşünülüyor. Coğrafi konumu sayesinde kısa sürede güçlenen Kibyra, Pisidia, Likya ve Karya bölgelerinin kesişiminde yer aldığı için antik dünyada önemli bir merkez haline gelmiş.

Kibyra, özellikle Hellenistik Dönem ve ardından Roma İmparatorluğu döneminde en parlak zamanlarını yaşamış. Bu dönemde şehir yalnızca askeri değil, ekonomik ve kültürel açıdan da oldukça gelişmiş. Antik kaynaklar, Kibyra’nın demir işçiliği ve silah üretimiyle ün kazandığını, ayrıca at yetiştiriciliği konusunda da bölgede öne çıktığını anlatıyor. Bu üretim gücü, kentin zenginleşmesini ve hızla büyümesini sağlamış.


Tarihte Kibyra’yı özel kılan en dikkat çekici detaylardan biri, dört farklı dilin aynı anda kullanıldığı nadir kentlerden biri olması. Kentte Yunanca ve Latincenin yanı sıra Pisidce ve yerel bir dilin konuşulması, buranın ne kadar kozmopolit ve çok kültürlü bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor.

Roma İmparatoru Augustus döneminde Kibyra, Roma egemenliği altına giriyor ve bu süreçte mimari anlamda büyük bir dönüşüm geçiriyor. Günümüzde gördüğümüz stadyum, tiyatro, odeion, agora ve hamamlar bu dönemin izlerini taşıyor. Özellikle Anadolu’nun en büyük stadyumlarından biri olan Kibyra Stadyumu, kentin Roma dönemindeki gücünü açıkça ortaya koymuş.



Ancak MS 417 yılında meydana gelen büyük deprem, Kibyra için bir dönüm noktası oluyor. Deprem sonrası şehir büyük zarar görüyor ve zamanla terk edilmeye başlanıyor. Bir dönem yeniden canlandırılmaya çalışılsa da eski ihtişamına kavuşamayan kent, yavaş yavaş sessizliğe gömülüyor.



Gitmeden yanınıza mutlaka bunları alın...:

Kibyra Antik Kenti, geniş bir alana yayıldığı ve büyük ölçüde açık havada gezildiği için gitmeden önce küçük bir hazırlık yapmak geziyi çok daha keyifli hale getirecektir.Özellikle yaz aylarında güneş oldukça etkili olduğundan şapka, güneş gözlüğü ve yüksek korumalı bir güneş kremi olmazsa olmazlar arasında - ben sonbaharda havalar biraz serinleyince gitmenizi tavsiye ederim. Antik kent içinde uzun süre yürüyüş yapıldığı için taş ve toprak zemine uygun, rahat bir yürüyüş ayakkabısı tercih etmek önemli. Yanınıza yeterli miktarda su almanız da şart; çevrede kolayca su temin edebileceğiniz bir nokta olmadığı için susuz kalmamak adına bu detayı atlamamak gerekiyor.

Fotoğraf çekmeyi seviyorsanız, kamera ya da telefonunuzun şarjının dolu olması ve bir powerbank taşımanız işinizi kolaylaştırır. Geziniz sırasında not almak ya da gördüklerinizi daha sonra hatırlamak isterseniz küçük bir not defteri de güzel bir eşlikçi olabilir. Bunun yanında ıslak mendil, küçük bir ilk yardım kiti ve mevsime göre ince bir üst gibi basit ama hayat kurtaran eşyalar, Kibyra’yı daha rahat ve keyifli bir şekilde gezmenizi sağlar. Doğayla ve tarihle iç içe bu atmosferi acele etmeden, hazırlıklı bir şekilde keşfetmek ise gezinin en güzel kısmı oluyor. :)


Kibyra'dan çektiğim daha fazla fotoğraf:

Hiç yorum yok:

×