Şeytan Ayrıntıda Gizlidir - Ahmet Ümit

Beni uzun süredir takip edenler Ahmet Ümit'in hayatımdaki yerini az çok bilir. Kendisi, bana kitap okuma alışkanlığını kazandıran üç yazardan biri. Lise üç döneminde polisiye romanlarlakitaplara bağlanmış, düzenli okuma alışkanlığımı da büyük ölçüde bu tür sayesinde edinmiştim. Hala uzun süre kitap okumak istemediğim ya da bir türlü okuma isteği bulamadığım dönemlerde dönüp dolaşıp bu üç yazardan birinin kitabını elime alırım. Çoğu zaman da işe yarar.



Ahmet Ümit'in kitaplarını ise lise yıllarımdan beri okumuyordum. Aslında yazarın tüm kitaplarını okudum fakat aradan geçen yıllar nedeniyle çoğunun detayları zihnimden silinmiş durumda. Şeytan Ayrıntıda Gizlidir de bunlardan biriydi. Kitabın içeriğini neredeyse hiç hatırlamıyordum. Hatta dürüst olmak gerekirse, ilk okuduğumda hakkında ne düşündüğümü bile anımsamıyordum.


Ne yazık ki bu ikinci karşılaşmamız pek iyi geçmedi. Kitabı bitirdiğimde beklediğim keyfi alamadığımı fark ettim. Belki de uzun yılların ardından yeniden Ahmet Ümit okumaya başlamak için yanlış kitabı seçmişimdir. Çünkü bu sefer okuduğumda, lise yıllarında yazarın eserlerinde bulduğum heyecanı ve merakı bana pek hatırlatamadı.




Kitap Kapak

Kitap Yazarı: Ahmet Ümit

Kitabın Adı: Şeytan Ayrıntıda Gizlidir

Yayımlanma Tarihi: 2002

Tür: Polisiye, Gizem

Yayınevi: Everest

Sayfa Sayısı: 191



Genel Bilgiler

Şeytan Ayrıntıda Gizlidir, Ahmet Ümit'in 2002 yılında yayımlanan polisiye öykü kitabı. Yazarın en bilinen karakterlerinden olan Başkomiser Nevzat ve yardımcısı Ali'yi merkezine alan eser, birbirinden bağımsız gibi görünen ancak benzer temalar etrafında şekillenen kısa suç hikayelerinden oluşuyor. 
Kitapta toplam 18 öykü yer alıyor. Bu öyküler boyunca cinayetlerin ardındaki nedenler, insan

 psikolojisi, kıskançlık, hırs, aşk, öfke ve ihanet gibi duygular ele alınıyor. Olayların merkezinde çoğu zaman bir cinayet bulunsa da Ahmet Ümit yalnızca suçun kendisine değil, insanları suça sürükleyen sebeplere de odaklanıyor.


Yaklaşık 200 sayfalık bu eser, bir roman değil; kısa polisiye öykülerden oluşan bir derleme. Bu nedenle uzun soluklu bir olay örgüsü yerine, her öyküde farklı bir vakayla karşılaşıyoruz. Başkomiser Nevzat ve Ali ise bu vakaları çözerken okura rehberlik eden ortak karakterler olarak karşımıza çıkıyor.


Hikayelerin Bende Bıraktığı Etki

Bu kitapta, açıkçası Ahmet Ümit kalitesini tam anlamıyla hissedemedim. Özellikle ilk 4-5 öykü bende oldukça tekdüze bir izlenim bıraktı. Hikayelerin büyük bir kısmının kadın karakterler ve onların cinselliği etrafında şekillenmesi bir noktadan sonra okumamı zor hale getirdi. Sürekli benzer bir tema etrafında dönmesi, aklımda çözüm bekleyen sorulardan çok “neden yine aynı noktadayız?” hissi bıraktı.


Hatta bir noktada, eğer bu çizgide devam eden bir hikaye daha olsaydı kitabı yarım bırakmayı bile düşünebilirdim. Çünkü polisiye bir anlatımdan çok, tekrarlayan bir tema üzerinden ilerleyen öyküler okuyor gibi hissettim.


Orta kısımlarda yer alan bir hikayede ise, eski Ahmet Ümit eserlerinden aşina olduğum o polisiye atmosferi kısmen sezilmeye başlıyor. Bu bölümde yazarın diline ve kurgu kurma biçimine dair tanıdık bir şeyler bulsam da, genel olarak kitabın bütünü içinde yeterince güçlü bir etki yaratmadı.


Son hikaye ise benim için belirleyici oldu. Yine kadın karakterin cinselliği üzerinden ilerleyen anlatım, kitabın genelindeki rahatsız edici tekrar hissini pekiştirdi. Eğer bu kapanış farklı bir noktaya evrilseydi, kitabı daha olumlu hatırlayabilirdim. Ancak bu haliyle, maalesef beklentimi karşılamadı ve Ahmet Ümit adına zayıf bulduğum eserlerden biri olarak kaldı.


Anlatım Dili ve Üslup

Ahmet Ümit’in genel yazım tarzını bilen biri olarak bu kitapta da dil açısından tanıdık bir yapı görmek mümkün. Yazarın sade, anlaşılır ve akıcı bir anlatımı var; olayları takip etmeyi zorlaştıran bir karmaşıklık yaratmıyor. Polisiye türüne uygun şekilde, kısa ve net cümlelerle ilerleyen bir üslup tercih edilmiş.


Okumalı mısınız?

Bu noktada net bir cevap vermek gerekirse: hayır.


Ahmet Ümit’i daha önce hiç okumamış biri için özellikle iyi bir başlangıç kitabı olduğunu düşünmüyorum. Yazarın çok daha güçlü kurgularını ve çok daha etkileyici polisiye atmosferini görmek isteyenler için bu kitap zayıf kalacaktır. Benim deneyimimde de aynı şey oldu; Ahmet Ümit’e dair aklımda olan güçlü anlatım ve merak duygusu bu kitapta karşılığını bulmadı.


Zaten yazarın daha iyi romanları varken, ilk karşılaşma için Şeytan Ayrıntıda Gizlidir doğru tercih gibi durmuyor. Polisiye türüne ilgi duyanlar için bile daha tatmin edici başlangıç noktaları bulunabilir. Bu kitap ise daha çok yazarın külliyatı içinde, “okunmuş olmak için okunur” kategorisine giriyor.

Hiç yorum yok:

×