Bu akşam gölün kıyısına vardığımda gün, sessizce bavulunu toplamaya başlamıştı. Güneş henüz batmamıştı ama ışığı artık acele etmiyordu. Sanki o da gitmeden önce etrafına son kez bakmak istiyordu. Su, gökyüzünün renklerini ödünç almıştı; turuncu, pembe ve altın sarısı birbirine karışıyor, en küçük dalgada bile başka bir resme dönüşüyordu. O an fotoğraf çekmek için değil, sadece orada olmak için durmuştum. Yine de güzellikler karşısında o anı sonsuzlaştırmadan duramadım. Deklanşöre her bastığımda gökyüzünü kaydedebiliyordum ama rüzgarın tenime dokunuşunu, gölün kıyısındaki sessizliği ya da içimde oluşan dinginliği hiçbir kare tam olarak anlatamıyordu. Yine de... Çektiklerimi sizinle paylaşmak istiyorum...
Burası sık sık uğradığım Çivril'deki Işıklı Gölü.
.png)
.png)
.png)
.png)
.jpg)
.png)
.jpg)
.png)
.png)
.png)
.png)
Işıklı Gölü’nün günbatımındaki hâli gerçekten görülmeye değer olmalı.
YanıtlaSilÖzellikle gölün gökyüzünü yansıtması, aynı manzarayı sürekli değişen bir tabloya dönüştürüyor.
Böyle yerlerin değerini yalnızca fotoğraflarla değil, orada birkaç dakika sessizce durup çevreyi dinleyerek anlamak gerekiyor. Çok huzurlu bir atmosfer aktarmışsınız.
Ayrıca resimlerle birlikte konudaki paylaşımlarınız için teşekkür eder emeklerinize sağlık sevgiler ve saygılar.
Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim. Kesinlikle görülmeye değer. Önceden de buradan birçok resim paylaştım blogda, her seferinde de görülmeli derim. Türkiye'nin çok bilinmeyen güzelliklerinden. :)
Silışıklı gölü pekii aklımızda olsun. arada bir hikaye yazsana ve şiir çözümlemesi yap yine yaa :)
YanıtlaSilHaklısın aslında. Uzun zamandır yapmıyorum böyle şeyler. Şiir olabilir. Hikayelerim bir sürü var, onların devamını getirmedim. Belki onların devamını getirir paylaşırım. <3
SilNe güzel bir yermiş. Fotoğraflar da harika. Eline sağlık Zeynepcim. Bu arada eski bloğumu kaldırdım. Artık buradayım (aynı isimle yeni blog açtım) Sevgiler :)
YanıtlaSil