Pain, Acı Felsefesi ve Karakter Analizi | Naruto

Naruto, Naruto... Erkek arkadaşım zorla başlatmış gibi bir şey olmuştu bana bir-iki sene önce. Çünkü anime izlemeyi çizimleri nedeniyle sevmiyorum. Fakat bazı blog arkadaşlarda da görünce bir şans vereyim bari demiştim. Üç-dört bölümden sonra öyle bir sardı ki anlatamam. İzledikçe, o karakterleri, karakterlerdeki derinliği gördükçe hiç bitmemesini istememin yanı sıra sonunu da merakla bekledim ne olacak diye. İzlediğim ikinci animeydi. İlki Death Note idi. Onu da sevmiştim. Sonra baya bir izledim anime. Bazılarını cidden çizimleri nedeniyle izleyemiyorum. Ama sanırım anime izlemeyi seviyorum diyebilirim artık. Her neyse... Diziyi bitirdiğimde aslında burada paylaşmayı düşünüyordum detaylı olarak(kısa spoiler içermeyen bir yazım var aslında, şuracıktan okuyabilirsiniz: link). Ama öyle bir etki bıraktı ki ben de ne yazacağımı bilemedim. Şimdi bunca zaman sonra anca yazabileceğimi düşündüm.


BU YAZI SPOILER (ANİME HAKKINDA DETAYLI BİLGİ) İÇERİR!


Birçok karakter geldi geçti. Hepsi birbirinden etkileyici. Gara, Neji, Orochjimaru, Hidan, Haku... Sanırım Pain'den sonra en çok etkilendiğim karakterler. Sıralamayı dikkate almayın. Onlar hakkında da yazacağım muhtemelen. Şimdi gelelim Pain'e... Yani Nagato'ya. Hikayesiyle başlayıp, Acı felsefesine, alıntılarına ve oradan karakterin analizine sonra da kendi düşüncelerime geçeceğim....



Pain'in Hikayesi


Acı anlamına gelen Pain, aslında Nagato'nun kendine verdiği takma isimdir. Nagato, Naruto serisinde önemli bir antagonist ve çok karmaşık bir geçmişe sahiptir. Karakterin hikayesi tüyleri ürpertecek kadar etkileyici.


Nagato, çatışma ve acılarla dolu bir yer olan Hidden Rain Köyü'nün savaş yıllarında doğmuştur. Ebeveynleri savaşta öldürülünce çocukluğu tam bir trajediye dönüşmüştür, yetim kalmıştır. Kaybın yıkıcı etkisiyle Nagato, arkadaşları Konan ve Yahiko ile birlikte köylerinin zor koşullarında hayatta kalmak için mücadele etmiştir.


Bu süre zarfında efsanevi shinobi Jiraiya ile karşılaştılar. Jiraiya, potansiyellerini fark ederek onları eğitmeye başladı. Jiraiya'nın barış öğretilerinden ilham alan Nagato, Yahiko ve Konan, savaşa son vermek ve çatışmasız bir dünya yaratmak amacıyla Akatsuki örgütünü kurdu.


Ancak, Yahiko'nun trajik bir olayda ölmesiyle hayalleri darmadağın oldu. Bu olay Nagato'yu derinden etkiledi ve gerçek barışın yalnızca ezici bir güçle elde edilebileceğine olan inancını şekillendirdi. Arkadaşını kaybetmenin acısı ve öfkesiyle harap olan Nagato'nun barışı sağlama algısı bozulmaya başladı.


Naruto evrenindeki en güçlü dōjutsu (göz tekniği) olanlardan biri olan Rinnegan'ı elde etti ve Türkçede "Acı" anlamına gelen "Pain" takma adını benimsedi. Yeni kazandığı yeteneklerle, Pain yıkım yoluyla korku aşılayarak dünyayı barışa zorlayabileceğine inanıyordu.


Ölü shinobi bedenlerini Acının Altı Yolu araçları olarak kullanarak, Nagato çeşitli köylere, Hidden Leaf Köyü dahil olmak üzere yıkıcı saldırılar başlattı. Bu eylemleri geniş çaplı kaos ve acıya yol açtı, onu dizi protagonisti Naruto Uzumaki ile karşı karşıya getirdi.


Acının Altı Yolu




Altı Yolun Acıları tekniği, Nagato'nun altı farklı bedeni kullanarak gerçekleştirdiği bir tekniktir. Her biri Rinnegan ile donatılmış ve benzersiz yeteneklere sahip olan bu bedenler, kendisinin uzantıları olarak kolektif olarak işlev görmekteydi. Bu bedenler resmi olarak yeniden doğuşun altı Budist yolunun adlarıyla adlandırılmıştı:


  1. Deva Yolu: Cezbedici ve itici kuvvetleri manipüle edebilen, nesneleri itebilme ya da çekebilme yeteneğine sahip, güçlü saldırılar başlatabilen.
  2. Asura Yolu: Mekanize silahlar ve kendi bedenini güçlendirmeye odaklanmış, muazzam fiziksel güç ve yıkıcı yetenekler kazandırmış.
  3. İnsan Yolu: Bir kişiyi fiziksel olarak dokunarak zihinleri okuma ve bilgi çıkarma yeteneğine sahip, Nagato'ya değerli istihbarat sağlamış.
  4. Hayvan Yolu: Farklı yeteneklere sahip çeşitli yaratıkları çağırabilen, savaşta çeşitli amaçlar için kullanılan.
  5. Preta Yolu: Chakra emme konusunda uzman, ninjutsu dahil olmak üzere saldırıları etkisiz hale getirme yeteneğine sahip, düşman tekniklerine karşı bir yol sağlama becerisi.
  6. Naraka Yolu: Cehennem Kralı'nı çağırma yeteneğine sahip, bireyleri sorgulayabilen ve ruhlarını onararak çıkarabilen.

Şimdi dönelim hikayemize...

Sonunda Naruto, Pain ile yüzleşti, onun ideolojisine meydan okuyarak korku ve güç yerine anlayış ve empatiyi savundu. Yoğun mücadeleleriyle Naruto'nun kararlılığı ve sözleri Nagato'nun kalbini etkiledi, ona Jiraiya'nın öğretilerini hatırlattı. Yaptığı hataların farkına varan Nagato, kendini feda ederek Hidden Leaf Köyü'nde öldürdüklerini diriltti. Ölmeden önce, Nagato barış umutlarını Naruto'ya emanet etti ve onu daha iyi bir geleceğin köprüsü olarak kabul etti.




Nagato'nun Felsefesi


1. Acı Döngüsü Felsefesi

Nagato, dünyanın nefret, çatışma ve acı döngüsüne hapsolduğuna inanıyor. Bu döngüyü sürekli olarak görüyor, her şiddet eyleminin intikamı tetiklediğini ve daha fazla acıyı devam ettirdiğini düşünüyor.


2. Barışı Sağlama Felsefesi

Nagato'nun nihai hedefi barışı sağlamak, ancak bunu gerçekleştirme yorumu tartışmalıdır. İnsanların yalnızca kendi başlarına deneyimlediklerinde gerçekten acıyı anladığına inanıyor. Bu anlayış aracılığıyla, herkesin birbirinin acısını anladığı ve barışa doğru çalıştığı bir dünya yaratmayı umuyor.


3. Değişim için Fedakarlık

Barış anlayışını elde etmek için aşırı fedakarlıklar yapmaya isteklidir. Bazen önemli değişiklikleri gerçekleştirmek için radikal eylemlerin gerekliliğine inanıyor. Bu ideali elde etmek için acı ve ıstıraba sebep olma konusundaki istekliliği, felsefesinin merkezidir.


4. Kontrol İnancı

Nagato, gelecekteki çatışmaları önlemek için dünyanın kaderini kontrol etmesi gerektiğine inanıyor. Kendisini, dünyaya düzen ve değişim getirecek kişi olarak görüyor, bu yeni düzeni sağlamak için kendisini bir korku simgesi haline getirmesi gerekiyorsa bile...


Alıntılar

Pain'den favori alıntılarım...


Bazen bilmek için acı çekmelisin, büyümek için düşmelisin ve kazanmak için kaybetmelisin. Hayatın en büyük dersleri acıyla öğrenilir

Pain, acıyla yaşamanın, düşmenin ve kayıpla yüzleşmenin sadece kaçınılmaz değil, aynı zamanda kişisel gelişim ve bilgelik kazanmak için çok önemli olduğunu öne sürüyor. Bunun anlamı, bu zor deneyimlerin kaçınılmaması, büyüme fırsatları olarak benimsenmesi gerektiğidir.


Birinin acısını paylaşmazsan, onları asla anlayamazsın.

Ona göre birini gerçekten anlamak için onun acısını paylaşmak çok önemli. Onun için bu paylaşılan acı, bireyleri birbirine bağlayan ve gerçek bir anlayışa olanak tanıyan bir köprüdür.


Bizler adalet adına intikam almaya çalışan sıradan insanlarız.

 Sadece yaşayarak, insanlar farkında bile olmadan başkalarını incitirler. İnsanlık var oldukça nefret de var olacaktır. Bu lanetli dünyada barış yok. Savaş, yenilenlerin acısıyla ödenen bir suçtur


 Acıyı hissedin, acıyı düşünün, acıyı kabul edin, acıyı bilin...

Din, ideoloji, kaynaklar, toprak, kin, aşk ya da sırf sebep. Sebep ne kadar acıklı olursa olsun, bir savaş başlatmak için yeterlidir.

Acıyı şimdi biraz anlıyor musunuz? Birinin acısını paylaşmazsanız, onu asla anlayamazsınız. Ancak onları anlıyor olmanız, bir anlaşmaya varabileceğiniz anlamına gelmez. Gerçek bu.


Karakter Analizi & Kişisel Görüşüm

Nagato'nun karakteri önceden de dediğim gibi karmaşıktır; aslında barış arayışı içinde olan, ancak yanlış yönlendirilmiş bir öfke ve intikam duygusuyla hareket eden biridir. Sonunda Naruto'nun etkisiyle içindeki iyiliği hatırlar ve gerçek barışın şiddet olmadan mümkün olduğunu anlar. Bu şekilde, Pain'in karakteri, acı dolu bir geçmişin etkileri altında, insan doğasının içsel çatışmalarını ve iyiliği bulma yolculuğunu temsil ediyor. Bunlar da beni oldukça etkileyip dizide en favori karakterim olmasını sağladı. Karakteri, duruşu, becerileri, konuşması, yaşadıkları... Dizi de birçok etkileyici karakter bulunsa da Pain'in verdiği etkiyi veremedi bana.


Siz ne düşünüyorsunuz. Pain'e katılıyor musunuz katılmıyor musunuz? Sizce iyi biri mi yoksa kötü mü? Peki sizin favori karakteriniz kim? Gelin yorumlarda tartışalım...

7 Yorum

  1. Çok güzel bir içerik olmuş. Karakterler hakkında bir şeyler yazmayı seviyorum ben de. Uzun zamandır anime izliyorum ve insanda farklı etkiler bırakıyorlar. Ben aksine çizimlerini seviyorum. Yüz ifadeleri olsun, duruşları, verdikleri enerji olsun gerçek insanlardan daha çarpıcı geliyor bana. Yani daha iyi yansıtıldıklarını düşünüyorum anime karakterlerinin. Benim favorim de Naruto tabi, arka planda çok fazla konuya değişmesi ve karakter çeşitliliği yönünden en iyilerden.
    Pain doğru olduğunu bildiği şeyi yaptı, tabi bu her zaman haklı olduğu anlamına gelmiyor. Kişinin hatasını fark edip yolunu değiştirmesi de önemlidir. Aynı şekilde Madara ve Obito da kendince haklıydı. Herkes aynı sonucu istiyor ama sürecin etkileri göz ardı ediliyor. Bu zıtlıklar bence çok iyi verilmiş animede.
    Benim en sevdiğim karakterler ise Gaara, Kakashi, Naruto, Minato. Hepsinin yolu ayrı ama çabalamaları güzeldi.
    Bu sıralar en severek izlediğim anime Jujutsu Kaisen. Belki bir gün onu da izlersin. 😊😊 Naruto kadar derin değil belki ama onda da çıkarılacak çok ders var. Ve aksiyon yönünden Naruto'dan daha heyecan uyandırıcıydı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim!
      Aslında benim çizim tarzımdan kastım, ben böyle daha çok Looney Tunes ya da Disney çizimlerini seviyorum. Belki onlarla büyüdüğüm için :) Death Note'u izlediğim de ön yargılarım kalktı zaten benim de animelere karşı. Naruto zaten baş karakter ve çok fazla güçlü bir karakter, hani Tanrı gücü gibi. O yüzden o çok ilgimi çekmiyor, yani karakter çok iyi yazılmış, çok güçlü ve kesinlikle etkileyici ama ben daha çok yan karakterleri seviyorum sanırım.
      Evet, senin Gaara'yı sevdiğini biliyorum ve ikinci sırada benim de Gaara :)
      Mutlaka izleyeceğim Jujutsu Kaisen'i, teşekkürler tekrardan!

      Sil
  2. Alıntıları çok beğendim. Savaşı başlatmak için sıraladığı sebepler, ne kadar da çok doğru demiş.
    Anime izlemeyi sevenler son zamanlarda epey arttı gözlemlediğim kadarıyla. Öyle sanıyorum ki gelecekte, filmlerde insan oyuncularının olmadığı, çizgi film animeleri daha çok revaçta olacakmış gibime geliyor.
    İzleyip bizimle paylaştığınız için size teşekkür ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olabilir, belki de blogların etkisi vardır bunda. Benim başlama sebebimin bir tanesi Duygu zaten :)
      Teşekkür ederim yorumunuz için!

      Sil
  3. pekii teşekkürler :) ben de duygu ve sende gördüğüm için izliycam :)

    YanıtlaSil